Huzursuzluk, beni sabırla bekliyordu. Sanki eve girerken onu dışarda bırakmış, çıkınca da tekrar almıştım.
Meşa Selimoviç - ” Ölüm ve Derviş ”

Huzursuzluk, beni sabırla bekliyordu. Sanki eve girerken onu dışarda bırakmış, çıkınca da tekrar almıştım.

Meşa Selimoviç - ” Ölüm ve Derviş ”

Benim için yaptığını, onun için yapabilmek isterdim ben de. Çok düşündüm ve sonunda, o kafeye tesadüfen girmediğimi fark ettim; en önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanırlar.
Paulo Coelho - ” On Bir Dakika ”

Benim için yaptığını, onun için yapabilmek isterdim ben de. Çok düşündüm ve sonunda, o kafeye tesadüfen girmediğimi fark ettim; en önemli karşılaşmalar, bedenler daha birbirini görmeden ruhlar tarafından hazırlanırlar.

Paulo Coelho - ” On Bir Dakika ”

Bir gün, belki on sene oluyor, bir hocam bana: ‘’Zekanı mirasyedi gibi harcıyorsun’’ demişti: doğru… Zekamı har vurup harman savurdum ve nihayet iflas ettim… hiçbir şeyim kalmadı… 
Ben zekayı radyum gibi bitip tükenmez bir cevher sanıyordum. Onun insan eliyle yetişip gelişen bir şey olduğunu düşünmüyordum…
Adam olmak değil, enteresan olmak; bir şey yapmak değil, bir şey yapanları küçümseyerek bakacak bir yere çıkmak istiyordum…
Halbuki bugün sonsuz zaman ve mesafenin içinde ben neyim? Bir solucandan, bir ayrık kökünden daha ehemmiyetsiz, daha değersiz, daha lüzumsuz bir mahlukum…
Sabahattin Ali - ” İçimizdeki Şeytan ”
Bir gün, belki on sene oluyor, bir hocam bana: ‘’Zekanı mirasyedi gibi harcıyorsun’’ demişti: doğru… Zekamı har vurup harman savurdum ve nihayet iflas ettim… hiçbir şeyim kalmadı…
Ben zekayı radyum gibi bitip tükenmez bir cevher sanıyordum. Onun insan eliyle yetişip gelişen bir şey olduğunu düşünmüyordum…
Adam olmak değil, enteresan olmak; bir şey yapmak değil, bir şey yapanları küçümseyerek bakacak bir yere çıkmak istiyordum…
Halbuki bugün sonsuz zaman ve mesafenin içinde ben neyim? Bir solucandan, bir ayrık kökünden daha ehemmiyetsiz, daha değersiz, daha lüzumsuz bir mahlukum…

Sabahattin Ali - ” İçimizdeki Şeytan ”

İçmenin sorunu bu, diye geçirdim içimden kendime  bir içki koyarken. Kötü bir şey olduğunda unutmak için içiyordun, iyi bir şey olduğunda kutlamak için içiyordun, hiçbir şey olmazsa bir şeyler olsun diye içiyordun.
Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

İçmenin sorunu bu, diye geçirdim içimden kendime  bir içki koyarken. Kötü bir şey olduğunda unutmak için içiyordun, iyi bir şey olduğunda kutlamak için içiyordun, hiçbir şey olmazsa bir şeyler olsun diye içiyordun.

Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

Kadın senden soğumuşsa , unut gitsin. Seni severler, sonra içlerinde bir şey döner. Bir lağım çukurunda ölmek üzere olduğunu, ya da bir arabanın altında kaldığını görseler bile üzerine tükürürler.
Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

Kadın senden soğumuşsa , unut gitsin. Seni severler, sonra içlerinde bir şey döner. Bir lağım çukurunda ölmek üzere olduğunu, ya da bir arabanın altında kaldığını görseler bile üzerine tükürürler.

Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

Çoğu zaman mutluydum, gülüyor, hoş vakit geçiriyordum. Hoş vakit geçiriyordum, çünkü daha önce de söylediğim gibi, hiçbir şey beni ırgalamıyordu. Birtakım şeyler benim için kötü gidiyorsa, her yerde de öyleydi kuşkusuz. Ve birtakım şeyler, genellikle üzerine çok düştüğünüzde kötü gidiyordu.
Henry Miller - ” Oğlak Dönencesi ”

Çoğu zaman mutluydum, gülüyor, hoş vakit geçiriyordum. Hoş vakit geçiriyordum, çünkü daha önce de söylediğim gibi, hiçbir şey beni ırgalamıyordu. Birtakım şeyler benim için kötü gidiyorsa, her yerde de öyleydi kuşkusuz. Ve birtakım şeyler, genellikle üzerine çok düştüğünüzde kötü gidiyordu.

Henry Miller - ” Oğlak Dönencesi ”

Hayat her zamanki sıkıcı ve yıldırıcı bir biçimde devam etti. Kısa bir süre önce yaşadıklarımı geçici deliliğe bağlamış, her şeyi zihnimde hayal ettiğime kanaat getirmiştim. Düşünmekten alıkoymak için içkiye ve kumara verdim kendimi. Hayatta asıl önemli iki şey, unutmamak gerekir ki, acıdan kaçmak ve geceleri iyi uyumaktır. Öyle değil mi?
Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

Hayat her zamanki sıkıcı ve yıldırıcı bir biçimde devam etti. Kısa bir süre önce yaşadıklarımı geçici deliliğe bağlamış, her şeyi zihnimde hayal ettiğime kanaat getirmiştim. Düşünmekten alıkoymak için içkiye ve kumara verdim kendimi. Hayatta asıl önemli iki şey, unutmamak gerekir ki, acıdan kaçmak ve geceleri iyi uyumaktır. Öyle değil mi?

Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

Sonunda, on yıllarımı pansiyon odalarında, park banklarında, berbat işlerde, berbat kadınlarla geçirdikten sonra, yazılarım biraz ilgi görmeye başladı, daha çok küçük dergilerde ve porno dergilerinde. Porno dergilerinin iyi bir çıkış olduğunu keşfettim: Her istediğini söyleyebiliyordun ve ne kadar açık söylersen o kadar iyiydi. Yalınlık ve özgürlük nihayet o parlak, yarık fotoğrafların arasındaydı.
Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

Sonunda, on yıllarımı pansiyon odalarında, park banklarında, berbat işlerde, berbat kadınlarla geçirdikten sonra, yazılarım biraz ilgi görmeye başladı, daha çok küçük dergilerde ve porno dergilerinde. Porno dergilerinin iyi bir çıkış olduğunu keşfettim: Her istediğini söyleyebiliyordun ve ne kadar açık söylersen o kadar iyiydi. Yalınlık ve özgürlük nihayet o parlak, yarık fotoğrafların arasındaydı.

Charles Bukowski - ” Pis Moruk İtiraf Ediyor ”

Peki, diyordum kendi kendime, bir iş buldun. Ömür boyu böyle bir işte mi çalışacaksın? Bu yüzden banka soyuyordu insanlar. Yapmak zorunda kaldıkları işler küçük düşürücüydü. Neden Allahın cezası bir konser piyanisti veya yargıç değildim? Çünkü eğitim gerekiyordu ve eğitim parayla sağlanıyordu. Ben bir şey olmak istemiyordum zaten. Ve bunda fevkalade başarılı olduğum tartışılmazdı.
Charles Bukowski - ” Ekmek Arası ”

Peki, diyordum kendi kendime, bir iş buldun. Ömür boyu böyle bir işte mi çalışacaksın? Bu yüzden banka soyuyordu insanlar. Yapmak zorunda kaldıkları işler küçük düşürücüydü. Neden Allahın cezası bir konser piyanisti veya yargıç değildim? Çünkü eğitim gerekiyordu ve eğitim parayla sağlanıyordu. Ben bir şey olmak istemiyordum zaten. Ve bunda fevkalade başarılı olduğum tartışılmazdı.

Charles Bukowski - ” Ekmek Arası ”

"Hayır, ben insan ırkından umudu kesmedim. Onlara hiç anlatılmadı ki, çoğu hayvan gibi doğup hayvan gibi öldü. Ben eşşekkafalı politikacıları ve sözde halk liderlerini suçluyorum; bu konudan devamlı kaçındılar, örtbas ettiler çünkü tartışmalı bir konuydu - canı cehenneme dediler, etkisini gösterene kadar yıllar geçer, benden sonra gelecekler düşünsün.
 Böylece insanoğlu bir asır içinde, birikmesi milyonlarca yıl süren yeryüzü kaynaklarını sildi süpürdü ve üst kademede hiç kimse buna aldırış etmedi, onları uyarmaya çalışan sesleri dinlemedi, bıraktılar fazla üretelim ve fazla tüketelim; şimdi de petrol bitti, toprağın humus tabakası eridi gitti, ağaçlar kesildi, hayvanların soyu tükendi, yeryüzü zehirlendi, bütün bunların karşılığında elimizde ne var, geri kalan kırıntılar için savaş eden yedi milyar insan, sefil bir hayat süren ve hâlâ kontrolsüz bir şekilde üreyen insanlar. Onun için ayağa kalkıp bir şeyler söyleme zamanı geldi bence.”
Harry Harison - ” Yer Açın ! Yer Açın ! ”

"Hayır, ben insan ırkından umudu kesmedim. Onlara hiç anlatılmadı ki, çoğu hayvan gibi doğup hayvan gibi öldü. Ben eşşekkafalı politikacıları ve sözde halk liderlerini suçluyorum; bu konudan devamlı kaçındılar, örtbas ettiler çünkü tartışmalı bir konuydu - canı cehenneme dediler, etkisini gösterene kadar yıllar geçer, benden sonra gelecekler düşünsün.

Böylece insanoğlu bir asır içinde, birikmesi milyonlarca yıl süren yeryüzü kaynaklarını sildi süpürdü ve üst kademede hiç kimse buna aldırış etmedi, onları uyarmaya çalışan sesleri dinlemedi, bıraktılar fazla üretelim ve fazla tüketelim; şimdi de petrol bitti, toprağın humus tabakası eridi gitti, ağaçlar kesildi, hayvanların soyu tükendi, yeryüzü zehirlendi, bütün bunların karşılığında elimizde ne var, geri kalan kırıntılar için savaş eden yedi milyar insan, sefil bir hayat süren ve hâlâ kontrolsüz bir şekilde üreyen insanlar. Onun için ayağa kalkıp bir şeyler söyleme zamanı geldi bence.”

Harry Harison - ” Yer Açın ! Yer Açın ! ”

”Aegon yürümeye başladığı günden beri hükmetmek için şekillendiriliyor.Bir şovalyeye yakışır şekilde silah eğitimi aldı ama eğitimi bununla sınırlı kalmadı.
Okuyor ve yazıyor, birçok dil konuşuyor;tarih,hukuk ve edebiyat biliyor.Bir rahibe,ona İnanç’ın sırlarını öğretti.Aegon balıkçılarla yaşadı,elleriyle çalıştı,nehirlerde yüzdü,balık ağlarını onardı,kendi çamaşırlarını yıkamayı öğrendi.Aegon balık tutabilir,pişirebilir.Açlığın,av durumuna düşmenin,korkmanın ne demek olduğunu bilir.
Tommen’a krallığın onun hakkı olduğu öğretildi.Aegon ise krallığın onun görevi olduğunu bilir.Bir Kralın,Halkını her şeyden üstün tutması ve halkı için yaşaması gerektiğini bilir.”
Lord Varys
George Raymond Richard Martin - ” Buz ve Ateşin Şarkısı ”

”Aegon yürümeye başladığı günden beri hükmetmek için şekillendiriliyor.Bir şovalyeye yakışır şekilde silah eğitimi aldı ama eğitimi bununla sınırlı kalmadı.

Okuyor ve yazıyor, birçok dil konuşuyor;tarih,hukuk ve edebiyat biliyor.Bir rahibe,ona İnanç’ın sırlarını öğretti.Aegon balıkçılarla yaşadı,elleriyle çalıştı,nehirlerde yüzdü,balık ağlarını onardı,kendi çamaşırlarını yıkamayı öğrendi.Aegon balık tutabilir,pişirebilir.Açlığın,av durumuna düşmenin,korkmanın ne demek olduğunu bilir.

Tommen’a krallığın onun hakkı olduğu öğretildi.Aegon ise krallığın onun görevi olduğunu bilir.Bir Kralın,Halkını her şeyden üstün tutması ve halkı için yaşaması gerektiğini bilir.”

Lord Varys

George Raymond Richard Martin - ” Buz ve Ateşin Şarkısı ”

Bizim neslimiz bir gün sadece kötülerin yaralayıcı sözlerine değil, iyilerin korkunç suskunluğuna da yerinecektir. 
Martin Luther King - ” Direniş ”

Bizim neslimiz bir gün sadece kötülerin yaralayıcı sözlerine değil, iyilerin korkunç suskunluğuna da yerinecektir. 

Martin Luther King - ” Direniş ”

Agent : 5 yıl boyunca sürekli yer değiştirmişsin. Ve son evinden de taşınmışsın.
Rust : O zamanlarda da şimdi olduğu gibi yalnızlığın coğrafyası yoktu.
Detective Rust Chloe - ” True Detective ”

Agent : 5 yıl boyunca sürekli yer değiştirmişsin. Ve son evinden de taşınmışsın.

Rust : O zamanlarda da şimdi olduğu gibi yalnızlığın coğrafyası yoktu.

Detective Rust Chloe - ” True Detective ”

Marty : Hâlden de çok iyi anlıyorsun, Rust! 
Rust : Aptal olmak da hastayım diye işe gitmemekle aynı ve buraya hâlden anlamaya gelmedim.
Marty : Arkadaşa bak be ! Ne zaman sınırını bulduk sansam çıtayı daha da yükseltiyorsun.
Orospu çocukluğunun Michael Jordan’ı gibisin ! 
Nick Pizzolatto - ” True Detective ”

Marty : Hâlden de çok iyi anlıyorsun, Rust! 

Rust : Aptal olmak da hastayım diye işe gitmemekle aynı ve buraya hâlden anlamaya gelmedim.

Marty : Arkadaşa bak be ! Ne zaman sınırını bulduk sansam çıtayı daha da yükseltiyorsun.

Orospu çocukluğunun Michael Jordan’ı gibisin ! 

Nick Pizzolatto - ” True Detective ”

Bak, kendimi bir realist olarak görüyorum.Ama felsefi terimlere göre buna pesimist deniyor.
Marty : Tamam. O ne demek peki?
Rust : Partiler bana göre değil demek.
Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi.Çok fazla bilinçlendik.Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı.
Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız.
Hepimiz bir yanılsama içindeyken duyusal deneyimler ve hislerin gelişimi sayesinde birey olduğumuzu sanan fakat  aslında bir hiç olan bireyleriz.
Marty : Yerinde olsam bu saçmalığı etrafta söylemezdim.Buradaki insanlar böyle düşünmüyor. Ben öyle düşünmüyorum.
Rust : Bence türümüzün yapması gereken onurlu davranış programlamamızı reddedip ,üremeyi durdurmak ve hep birlikte soyumuzu tüketerek kardeşçe bu haksızlığa bir gecede son vermektir.
Marty : O halde ne diye sabah yataktan kalkıyoruz ki?
Rust : Ben de kendime bunu soruyorum ama aslında bu sorunun cevabı intihar etme cesaretimin olmamasıdır.
Nick Pizzolatto - ” True Detective ”
 

Bak, kendimi bir realist olarak görüyorum.Ama felsefi terimlere göre buna pesimist deniyor.

Marty : Tamam. O ne demek peki?

Rust : Partiler bana göre değil demek.

Bence insan bilinci evrimde trajik bir şekilde ilerledi.Çok fazla bilinçlendik.Doğa kendinden bağımsız bir bakış açısı yarattı.

Bizler doğa kanunlarına göre var olmaması gereken yaratıklarız.

Hepimiz bir yanılsama içindeyken duyusal deneyimler ve hislerin gelişimi sayesinde birey olduğumuzu sanan fakat  aslında bir hiç olan bireyleriz.

Marty : Yerinde olsam bu saçmalığı etrafta söylemezdim.Buradaki insanlar böyle düşünmüyor. Ben öyle düşünmüyorum.

Rust : Bence türümüzün yapması gereken onurlu davranış programlamamızı reddedip ,üremeyi durdurmak ve hep birlikte soyumuzu tüketerek kardeşçe bu haksızlığa bir gecede son vermektir.

Marty : O halde ne diye sabah yataktan kalkıyoruz ki?

Rust : Ben de kendime bunu soruyorum ama aslında bu sorunun cevabı intihar etme cesaretimin olmamasıdır.

Nick Pizzolatto - ” True Detective ”